miercuri, 26 decembrie 2012

Mevlana Celaleddin Rumi - Ben sükût, düşünce, dil ve sesim



Ben seherin nûru, akşamın nefhasıyım...
Ben ormanın iniltisi, dalgaların sesiyim...
Ben direk, dümen, süvari ve gemiyim...
Ben geminin parçalandığı kayayım...
Ben kuşcu, kuş ve tuzağım...
Ben resim, ayna, ses ve aks-i sadâyım...
Ben sükût, düşünce, dil ve sesim...
Ben neyin sadâsıyım...
Ben insanın rûhuyum...
Ben taşlarda kıvılcım...
Ben madenlerdeki altın damarıyım...
Ben gül ve gülün hayran bıraktığı bülbülüm...
Ben tabip ve hasta, zehir ve ilacım...
Tatlılık ve acılık bal ve zakkumum...
Ben şehir ve muhafızı, muhasırı ve duvarıyım...
Ben bütün varlıkların zinciri, âlemlerin dâiresi, yaratılmışların mertebesiyim...

-sükût = tacere
-seher = aurora
-nûr = lumina
-nefha = miros placut
-inilti = bocet, geamat
-direk = stalp
-dümen = directie
-süvari = comandant
-gemi = barca, vas
-parçalanmak = a frange, a sparge, a rupe in bucati
-kaya = stanca, roca
-kuşcu = pasarar
-tuzak = capcana
-ayna = oglinda
-aks-i sadâ = yankı = ecou
-kıvılcım = scanteie
-maden = metal
-damar = vena
-hayran = admirator
-bülbül = privighetoare
-tabip = medic
-zehir = otrava, venin
-ilaç = medicament
-zakkum = oleandru
-muhafız = paznic, gardian, aparator
-muhasır = cuprindere
-varlık = entitate, existenta, bogatie
-zincir = lant
-âlem = lume, univers
-dâire = cerc
-yaratılmış = creatie
-mertebe = stadiu, etapa

Mevlana Celaleddin Rumi - Etme



Cei care au urmarit filmul Ezel recunosc vocea inconfudabila a lui Tuncel Kurtiz.

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı?
Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme.

Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru.
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme.

Ey ay, felek harap olmuş, altüst olmuş senin için...
Bizi öyle harap, öyle altüst ediyorsun, etme.

Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi,
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.

Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan.
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan.
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme.

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer;
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme.

Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi,
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme.

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize,
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme.

Bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle.
Huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun, etme.

Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı.
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme.

İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil.
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme


-azmetmek = a persevera, a starui
-meyletmek = a tinde sa, a nazui, a aspira
-yad eller = lume a nimanui
-gönüllü = benevol, voluntar, doritor
-kastetmek = a propune, a intentiona
-nazar etmek = a deochia
-felek = soarta, hazard, intamplare
-harap = ruinat, distrus
-altüst = haotic/ altüst etmek = a face ravagii
-terk etmek = a abandona, a inceta
-gam = regret, amaraciune
-hayret etmek = a se mira, a se intreba
-cennet = rai
-cehennem = ghena, iad
-zarar = dauna, prejudiciu
-mahvetmek = a distruge, a ruina
-isyan = revolta, rascoala
-baygınlık = slabiciune
-meşk etmek = a practica, a studia


Traducerea in engleza aici

3 comentarii:

  1. oh...si vocea lui Ramiz (Dayi) :) ce surpriza frumoasa!

    RăspundețiȘtergere
  2. Tu stii ca datorita tie si serialului Ezel am inceput eu sa invat limba turca fix acum 2 ani, pe 27 decembrie 2010 :)

    RăspundețiȘtergere
  3. Shakuka, il stiam si din ASI, insa in EZEL e chiar fantastic :) Sa nu uitam ca am inceput sa ma uit si eu la serialul asta datorita tie :))

    Nico, habar n-aveam ca de atat de putin timp te-ai apucat de turca. Ai avansat miraculos de repede, felicitari :) Cred ca ar fi interesant sa impartasesti pe blogul tau pasii urmati, dificultati, experiente, rezultate... :)

    Cu ocazia aceasta ma duc sa trag o fuga si pe blogul Cristinei :)

    RăspundețiȘtergere